Haber

Ruhumuza iyi gelen şiirler

  • Turgut Uyar – Çokluk Senindir

    Özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir

    Özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir

    Suya giden adam meselâ omuzunu eğri tutsa

    Güneş su ve adamın omzundaki eğrilik senindir

    Ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın

    Kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir

    Kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır

    Bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir

    Bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın

    Ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir

    Çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi

    Her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir

    Senindir ey sonsuz veren ne varsa hayat gibi

    Tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir

    Ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın

    Aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir

    1 / 5
  • Lale Müldür – Destina

    Dün gece sen uyurken

    İsmini fısıldadım

    Ve hayvanların korkunç

    Öykülerini anlattım

    Dün gece sen uyurken

    Çiçeklere su verdim

    Ve insanların korkunç

    Öykülerini anlattım onlara

    Dün gece sen uyurken

    Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana

    İşte bu yüzden, sırf bu yüzden

    Yeni bir isim verdim sana

    Destina

    Sen öyle umarsız uyusan da bir köşede

    İşte bu yüzden, sırf bu yüzden işte

    Yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için

    Seni bu denli yıktıkları için

    Yaşamımın gizini vereceğim sana

    2 / 5
  • Nazım Hikmet – Saat 21-22 Şiirleri

    Ne güzel şey hatırlamak seni:

    ölüm ve zafer haberleri içinden

    hapiste

    ve yaşım kırkı geçmiş iken…

    Ne güzel şey hatırlamak seni:

    bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin

    ve saçlarında

    vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının…

    İçimde ikinci bir insan gibidir

    seni sevmek saadeti…

    Parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,

    güneşli bir rahatlık

    ve etin daveti:

    kıpkızıl çizgilerle bölünmüş

    sıcak

    koyu bir karanlık….

    Ne güzel şey hatırlamak seni,

    yazmak sana dair,

    hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek :

    filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,

    kendisi değil

    edâsındaki dünya…

    Ne güzel şey hatırlamak seni.

    Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:

    bir çekmece,

    bir yüzük,

    ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım

    Ve hemen

    fırlayarak yerimden

    penceremde demirlere yapışarak

    hürriyetin sütbeyaz maviliğine

    sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım…

    Ne güzel şey hatırlamak seni:

    ölüm ve zafer haberleri içinden,

    hapiste

    ve yaşım kırkı geçmiş iken…

    3 / 5
  • Can Yücel – Buluşmak Üzere

    Diyelim yağmura tutuldun bir gün

    Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek

    Öbür yanda güneş kendi keyfinde

    Ne de olsa yaz yağmuru

    Pırıl pırıl düşüyor damlalar

    Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın

    Dar attın kendini karşı evin sundurmasına

    İşte o evin kapısında bulacaksın beni

    Diyelim için çekti bir sabah vakti

    Erkenceden denize gireyim dedin

    Kulaç attıkça sen

    Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan

    Ege denizi bu efendi deniz

    Seslenmiyor

    Derken bi de dibe dalayım diyorsun

    İçine doğdu belki de

    İşte çil çil koşuşan balıklar

    Lapinalar gümüşler var ya

    Eylim eylim salınan yosunlar

    Onların arasında bulacaksın beni

    Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya

    Çakmak çakmak gözleri

    Meydan ya Taksim ya Beyazıt Meydanı

    Herkes orda sen de ordasın

    Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından

    Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim

    Özgürlüğe mutluluğa doğru

    Her işin başında sevgi diyor

    Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili

    Bi de başını çeviriyorsun ki

    Yanında ben varım

    4 / 5
  • Cahit Sıtkı Tarancı – Desem ki

    Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır

    Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor

    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini

    Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim

    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını

    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm

    Sende tattım yemişlerin cümlesini

    Desem ki sen benim için,

    Hava kadar lazım,

    Ekmek kadar mübarek,

    Su gibi aziz bir şeysin;

    Nimettensin, nimettensin.

    Desem ki…

    İnan bana sevgilim inan

    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;

    Ve soframda en eski şarap.

    Ben sende yaşıyorum,

    Sen bende hüküm sürmektesin.

    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,

    Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber.

    Günlerden sonra bir gün,

    Şayet sesimi fark edemezsen

    Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden,

    Bil ki ölmüşüm.

    Fakat yine üzülme müsterih ol

    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini

    Ve neden sonra

    Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede

    Hatırla ki mahşer günüdür

    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum

    5 / 5

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu